27 Kasım 2009 Cuma
Trabzonspor bildiğiniz gibi...
Son bir kaç gündür Trabzonspor cephesinde gelişen olayları dikkatle takip ediyorum. Sezon başında olduğu gibi camia yine karışık, sadece karışık olsa yine iyi kimse ne yaptığını bilmez gibi davranıyor. Esasında bütün bu olanlar Trabzonspor camiası için pek yeni bir şey değil. 1988-1989 (Gordon Milne) sezonundan beri Samet Aybaba dönemi hariç bir sezonu tek bir hocayla bitirememiş bordo mavili takım. Herkesin söylediği gibi futbolda istikrarsızlık başarısızlığı en önemli etkenlerden biri, Trabzonspor takımıda bunu sağlayamadığı için başarılı olması imkansız gözüküyor. Trabzonspor takımı için bir diğer önemli etken ise taraftar... Bir grup taraftar Fatih Tekke için ve Şenol Güneş için bağırıyor, ısrarla bu iki isimin takım için kurtuluş olacağını zannediyorlar. Fakat bu düzensizlik ve istikrarsızlık sürdüğü sürece Karadeniz'in yerel gazetelerinden birinin attığı manşet gibi değil Fatih Tekke, Lionel Messi gelse ne olur demek geliyor içimden. Ayrıca kendinizi Fatih Tekke'nin yerine koyun onun için tezahuratlar yapılıyor ve çok yüksek bir beklenti var, böyle bir durumda acaba Trabzonspor'a içi rahat gelebilir mi? Bunun cevabı garanti HAYIR! eğer Şenol Hoca gelirse onun için de aynı soru ve cevabı verebilirim. Şimdi gelelim Hugo Broos'a, Trabzonspor'a gelmeden önce sırasıyla Belçika takımlarından Molenbeek, Club Brugge, Excelsior Mouscron, Anderlecht, Genk,Yunan takımlarından Panserraikos takımını çalıştırmış ve bu takımlardan Club Brugge'de 1991 -1997 arasında 6 sene kalmış 2 kez lig şampiyonu olmuş ve 3 kez de Belçika kupasını almıştı. Diğer gittiği takımlarda bekleneni veremeyen Broos son olarakta yunan takımını küme düşürmüştü. Bütün bu kariyeri hatırlayarak şimdi ligin başına henüz Trabzonspor takımının teknik direktör aradığı zamanlara geri dönmenizi istiyorum. Manşetleri hatırlayalım "Sven-Göran Eriksson bitti gibi" ya da "Tra(bzon)pattoni" gibi şeyler yazıldı çizildi. Sonuç olarak beklenti yüksek tutulmuş ve gelen teknik direktörün kariyeri yansıtılan adamların tam tersi bir kariyere sahip, doğal olarak taraftarlar daha takımın başına geçmeden şikayet etmeye başladılar. Yönetim beklentileri yüksek tutmak yerine taraftarlara çıkıp o klasik olan cümleyi kurmalı "bizden bir kaç sene şampiyonluk beklemeyiniz" ve bu cümleyi kurduktan sonra Hami Mandıralı, Fatih Tekke gibi futbolcuları yetiştirip başararıya daha yakın olabilir. Belki bu yönde ilk doğru adım Şenol Güneş olabilir umarım Şenol hocayıda bizi bu sene şampiyon yap gibi bir imkansızlığa itip harcamazlar. Trabzonspor başarılı olmak için bir, iki sezonu çöpe atıp iyi bir takım kurmak zorunda. Son olarak bahsetmek istediğim bir diğer şey ise Trabzonspor yönetimlerinin, evet hepsinin, transfer politikası. Eğer bir İstanbul takımı değilseniz yönetimler birazcık yaşadığı bölgenin coğrafi ve kültürel şartlarını düşünerek transfer yapmalı. Bunun en yanlış örneği ise yine Trabzonspor. Her sene Trabzonspor bir Brezilyalı ya da Afrikalı getirerek büyük yanlış içinde çünkü bu adamların yaşadığı şehirler ile geldiği şehir arasında coğrafi ve kültürel olarak çok fark var örneğin Brezilya genel olarak sıcak bir ülkedir ve rahattır Brezilya insanı ama Trabzon şehri hiç de öyle değil bu nedenle eğer Şenol Hoca bu takımın başına geçerse onunda Archil - Shota gibi gürcü ya da o bölgeden yabancı transferler yapması daha faydalı olacaktır takıma. Son önerim ise Trabzonspor taraftarına Lütfen sabırlı olun, biz de en az sizin kadar başarılı bir Trabzon takımı istiyoruz...
Etiketler:
Afrika,
Brezilya,
Fatih Tekke,
Gordon Milne,
Hami Mandıralı,
Hugo Broos,
Messi,
Şenol Güneş,
Trabzonspor
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder