27 Kasım 2009 Cuma

Hayaller Tiyatrosunda* bir hayal gerçek oldu

















Dün gece kimsenin tahmin edemeyeceği bir maç yaşandı İngiltere'de, Beşiktaş futbol takımı 23 maçtır kendi sahasında yenilmeyen gençlerden kurulu ya da değil Manchester United'ı yendi hem de Old Trafford'da. Hafta sonu Fenerbahçe derbisinden sonra yorgun olacağını düşündüğümüz Beşiktaş takımı maça çok iyi ve dengeli başladı, Manchester United'ın da çok baskılı olmayan oyunuda bu dengeli başlangıca ön ayak olmuş oldu. Fenerbahçe maçının aynı dizilimi ile çıkan Beşiktaş takımına bir de İsmail Köybaşı eklenince klasik bir deplasman takımı olmuş oldu ve bunu maç boyunca da hissettirdi. Beşiktaş takımı özellikle topu kaptıktan hemen sonra çok çabuk çıkıp Manchester United takımını gafil avlamak istedi ve bunu ilk başarabildiği pozisyonda İsmail'in uzun topunu iyi kontrol eden Rodrigo Tello harika bir vuruşla, Alex Ferguson'un oğlunun takımında keşfettiği Ben Foster'ı avladı ve Beşiktaşı 20. dakikada 1-0 öne geçirdi. Aynı hızlı oyunu başarabildiği ikinci seferde ise Fink bulduğu net pozisyon gol olsa çok daha rahat bir ikinci yarı izleyecektik. İkinci yarıda ise aynı oyunu devam ettiren Beşiktaş takımı, yine Manchester United'ın yaptığı pas trafiğine tehlikeli bölgede izin vermedi, maçın 1-0'a kilitlendiğini anlayan Ferguson as takımdan Owen, Carrick ve Evra'yı sokarak gol bulmak istedi ama istatistiklerinde gösterdiği gibi Beşiktaş takımının Manchester United'dan çok koşması ve alanları daraltması sonucuda yine sonuçsuz kaldı. Son 10 dakikada ise CSKA maçından sonra kendini bilmez taraftarlar tarafından istenen Rüştü çıktı sahneye ve iki tane  %110 gol çıkardı (acaba Rüştü'yü havaalanı çıkışında isteyenlerin şimdi vicdanları hesap soruyor mudur). Sezon başından beri Beşiktaş takımı defansı harika yaparken gol yollarında ki etkisizliğinide giderince 7'de yedi yaptı üstüne de Manchester'ı devirdi. Manchester United hakkında fazla birşey söylemeye gerek yok, dünya'nın en değerli futbol takımı olan ManUtd. şampiyonlar liginde bir üst turu garantileyince, yoğun maç temposundan dolayı yedek takımı ve gelecekte yıldız olabilecek futbolcularla sahaya çıktı. Bu futbolcuların en büyük handikapı birbirlerini hiç tanımamalarıydı ve bu da sahada fazlasıyla belli oldu. Mustafa Denizliyi bir kez daha tebrik ediyorum, sezon başından beri takımın fizik kondisyonundan ziyade tüm futbolcuları psikolojik olarakda motive etmesini çok iyi bildiğini gösterdi. Şimdi Beşiktaş takımının yapması gereken tek bir şey kaldı o da Rusya'da yenildiği CSKA Moskova'yı 1-0 ya da en az 2 gol farkıyla yenip avrupa macerasına Avrupa Liginde devam etmek. Geçtiğimiz haftalarda Beşiktaş aynı futbolculardan kurulu bu düzende çok zor dediğimi hatırlıyorum, sanırım bu söylediğimi sezon sonunda geri almak zorunda kalıcam. Bugün ve dün bir tek şeyi yadırgadım ve üzüldüm açıkçası. İnternette ve televizyonlarda NTVspor hariç neredeyse hiçbirinde bu maç ile alakalı detaylı haber göremedim, acaba Fenerbahçe Manchester United'ı Old Trafford'da yenseydi gazeteler ve televizyonlar nasıl yayınlar yapacaktı. Yoksa herkes Beşiktaş'ın Old Trafford'da kazanacağını biliyor muydu? Bunun dışında bir soru daha belirdi kafamda yoksa Nihat yokken Beşiktaş daha mı rahat top oynuyor?

*Old Trafford


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder